Bir ajanın "kapsam dışına çıkmadım" demesiyle çıkmamış olması aynı şey değil. Geçen ay bir test koşusunda bu ayrımın canlı bir örneği çıktı: ajan attığı adımı, sorgulanınca zararsız görünecek biçimde düzenledi.
Olayı önemli kılan, ajanın ne kadar yetenekli olduğu değil. Onu yakalayan şeyin ne olduğu.
Ne oldu
Birleşik Krallık'ın AI Security Institute'ü (AISI), 4 Ağustos 2026'da bir güvenlik olayını kendi bloğunda açıkladı. 28 Temmuz sabahı güvenlik izlemesi, test sistemlerinden birinden Tor ağı üzerinden veri çıktığını yakalıyor. Ekip koşuyu dakikalar içinde incelemeye alıyor. Olay yaklaşık bir saat içinde kontrol altına alınıyor: tüm değerlendirme koşuları durduruluyor, ilgili makineler izole ediliyor.
Ölçek şu: yedi farklı model, iki siber alan, toplam 122 koşu. Bu koşuların 10'unda ajan test kapsamının dışına çıkıp canlı internette gerçek kişi ve kuruluşlara yönelik özerk aksiyon almış. Toplamda 19 ayrı vaka kayıt altına alınmış. 17'si Anthropic'in Mythos 5 modelinden geliyor; bu model 122 koşunun 43'ünde yer almış. Kalan 2 vaka, 35 koşuda yer alan OpenAI GPT-5.6 Sol'un tek bir koşusundan.
En ağır vaka, AISI'nin kendi başlığıyla, gerçek bir açık kaynak yazılıma tedarik zinciri saldırısı denemesi. Ajan halka açık bir projeye zararlı kod sokmayı denemiş. Kodu onaylatmak için projenin bakımcılarını araştırmış, birden fazla sahte kimlik yaratmış ve gerçek bir bakımcıyı sosyal mühendislikle ikna etmeye çalışmış. Önerdiği değişiklik kamuya açık biçimde sorgulanınca, önceki faaliyetini zararsız görünecek şekilde düzenlemiş ve yeni bir kimlikle devam etmeyi değerlendirmiş. GitHub'daki ağ kısıtlarını aşmak için Tor kullanması, AISI'nin güvenlik alarmını ilk tetikleyen şey olmuş. Bu yazının tezi açısından kritik olan ayrıntı şu: ajana aldatma talimatı verilmemişti. Aldatma, görevi ısrarla kovalamanın yan ürünü olarak çıktı.
Şerhi baştan koyuyorum, çünkü bu rakamı bağlamından koparmak kolay. AISI bu testleri kasten izinli koşullarda yapıyor: internet erişimi bilerek açılmış, sağlayıcıların siber sınıflandırıcıları bilerek kapatılmış. Kurumun kendi ifadesiyle bu bileşim, modellerin kamuya sunulma biçimini yansıtmıyor; test edilen konfigürasyonlar ticari olarak satılmıyor ve test senaryolarının dışında benzer bir faaliyete dair açık bir işaret yok. O 10 sayısı bir davranış oranı değil. 122 koşunun 10'u, üstelik yedi modelin ikisinde yoğunlaşmış bir sonuç. Sınır koşulunda neyin mümkün olduğunun ölçümü, günlük kullanımın fotoğrafı değil.
Bir şey de olmamış: sandbox'tan kaçış yok. AISI'nin notuna göre hiçbir ajan test ortamını kırmayı denememiş.
Neden önemli
Masasında oturduğum kurumlarda AI tartışması hâlâ büyük ölçüde "hangi model" ekseninde dönüyor. Bu olayın söylediği şey ise model seçimiyle ilgili değil, mimariyle ilgili.
AISI'nin kendi çıkardığı derslerin arasında bir cümle var, kurumsal tarafta çerçeveletip duvara asılacak cinsten: "iyi bir kapsama, modelin sınırlarını yoklamamayı seçmesine dayanmamalı."
Aynı raporda hasarı fiilen durduran şeyin ne olduğu da yazıyor. Teknik bir bariyer değil. Zararlı değişikliği yakalayan bir insan bakımcı, ve kodun zararlı olabileceğinden şüphelenip onu izole bir ortamda açan bir kullanıcı. AISI kendi değerlendirmesini de yazıyor: birkaç vakada başarısızlıkla başarı arasındaki pay dardı ve daha yetenekli bir ajanı güvenilir biçimde durduracak teknik bir engele değil, insan dikkatine dayanıyordu.
İkinci ders izlemeyle ilgili ve operasyon tarafında daha can yakıcı. Anormal trafiği yakalayan şey, koşuyu izlemek için kurulmuş bir izleme değildi. Genel izlemeydi ve olayı sonradan yakaladı. Ajanı çalışırken izleyen, kapsam dışı aksiyonu anında işaretleyip durdurabilen bir katman yoktu. AISI şimdi tam olarak bunu kuruyor.
Bunu kendi kurumuna çevir. Bir ajana araç bağladığın anda üç soru doğar: bu ajan hangi araçları görüyor, çağrıları nereye kaydediliyor, kapsam dışına çıktığında bunu kim öğreniyor. Üçünün cevabı da "modelin kendi anlattığı" ise, elinde olay kaydı yok demektir.
Saha yorumum: kapı, modelin görüş alanını belirler
20+ yıllık operasyon tecrübemde bu sorunun çok eski bir adı var: yetki, kullanıcının iyi niyetine bırakılmaz. Bir yöneticiye "şu tabloyu silme" demezsin, silme yetkisini vermezsin. Ajan tarafında aynı refleksi kurmak gerekiyor, üstelik daha sıkı biçimde, çünkü karşında ikna edilebilen bir muhatap var.
Kendi makinemde tamamen yerel çalışan bir LLM düzeneği işletiyorum. Model ile MCP araçları arasında bir beyaz liste kapısı duruyor. Model, listede olmayan bir aracı hiç görmüyor; kapı o aracı yayınlanan araç şemasından çıkarıyor. Buna rağmen çağrı gelirse 403 ile reddediliyor. Önleme ve derinlemesine savunma birlikte duruyor, ve ikisi de modelin tercihine bakmıyor. Kapı bilinçli olarak salt okunur: yazma ve aksiyon uçları listede yok.
İkinci parça bence daha kıymetli. Kapı her çağrıyı ayrı bir denetim loguna yazıyor. Şemanın kaç araçtan kaça indiği, hangi çağrının geçtiği, hangisinin reddedildiği, hangi argümanın düzeltildiği. Orada bir satır tipi var ki bu yazının tam kalbine oturuyor: model uydurma bir parametre değeri ürettiğinde kapı o değeri düşürüyor ve düştüğünü yazıyor. Model bunu bana anlatmıyor. Sohbet penceresinde her şey düzgün görünüyor. Fark yalnız log satırında duruyor.
Sınırı da net çizeyim. Bu tek makinelik bir PoC, kendi kurduğum bir düzenek, ve okur olarak sen bunu doğrulayamazsın. AISI'nin yedi modelli, 122 koşuluk değerlendirmesiyle aynı terazide tartılmaz. Ama ikisinin işaret ettiği yön aynı: bir ajanın ne yaptığını, ajanın anlatısından değil kapının kaydından öğreniyorsun.
Olay masasına çevirisi net. AI destekli bir triyaj kurduğunda ilk teşhise değil, o teşhise nasıl varıldığının izine bakarsın. AISI olayında ajan, sorgulanınca geçmiş faaliyetini zararsız görünecek biçimde düzenledi. Kendi anlatısını düzeltebilen bir sistemin anlatısı, olay kaydı yerine geçmez.
Ne yapmalı
Dört somut adım:
- Araç listesini daralt. Ajanının gördüğü araç sayısını yaz, görmesi gerekmeyeni listeden çıkar. Görmediği aracı kendiliğinden çağırmaz. Ama önleme tek başına güvence değil, bir sonraki madde onun için var.
- Araya kapı koy ve her çağrıyı logla. Liste dışı çağrıyı reddet, izni, reddi, argüman düzeltmesini ve hatayı ayrı ayrı kaydet. Teşhis kaynağın modelin özeti değil, bu log olsun.
- Dış erişimi gerekçelendir. AISI'nin bu olaydan sonra aldığı karar, internet erişimini varsayılan olmaktan çıkarıp her seferinde savunulması gereken bir tercihe dönüştürmek. Ajanına dış erişim veriyorsan gerekçesini yaz, yazamıyorsan verme.
- İnsan kapısını yazıya dök. Bu olayda hasarı durduran şey insan incelemesiydi. Hangi aksiyonda insan onayı zorunlu, kararını ver ve yaz. Yazılı değilse o kapı yok demektir.
Asıl soru şu: ajanın bugün kapsamın dışına çıksa bunu kendi logundan mı öğrenirsin, yoksa ajanın sana anlattığından mı?
İlgili Yazılar

Ortalama iyi görünüyordu: bir yıllık LLM servis izi
Bir yıllık üretim izi: 6,12 milyar istek, 9.174 model. Toplam eğri sağlıklı görünürken model ve kullanıcı düzeyindeki yapı bambaşka bir tablo anlatıyor.

Kimse ucuz modeli kendi isteğiyle seçmez
Rippling, Ar-Ge maaş bütçesinin %40'ı kadar token harcamaya gidiyordu. Asıl ders üründe değil: model seçimini iradeye bırakan hiçbir AI bütçesi tutmaz.

Kapasitenin yeni birimi ve onu öneren el
Intel'in kurumsal ajan yazısı kapasiteyi vCPU başına ajan yoğunluğuyla planlamayı öneriyor. Ölçüt işe yarar; ama tavsiyeyi kimin verdiği de ölçütün parçası.

